Özellikle tüm annelerin başta olmak üzere birçok ebeveynin en büyük problemi çocuğunun yeterince hızlı büyümediğini düşünmesidir. Aynı zamanda çocuğunun büyüme endeksinin yediği yemek miktarına bağlı olduğunu düşünen birçok birey bulunmaktadır. Toplumumuza da oldukça yerleşen “Yemezsen büyümezsin” algısı buna en büyük sebeplerden biridir. Biraz eski toprak yaklaşımı olarak değerlendirebilecek bu olguyu bir kenara bırakıp, çocuğunuzun gerçekten sağlıkla büyüyüp büyümediğini doğru parametrelerle değerlendirmek gerekir. Büyüme ve gelişme geriliğine sebep olabilecek birçok neden olabileceği gibi, çocuğunuz gayet sağlıklı bir şekilde büyürken siz bunun farkında olamıyor da olabilirsiniz.

Büyüme ve Gelişme Bozukluğu Nedir?

Her bireyin büyüme serüveni birbirinden farklıdır. Bir birey ilkokul yıllarında arkadaşlarından daha uzun olabilir. Fakat ortaokula geçtiğinizde arkadaşlarınız sizden daha uzun olacak şekilde büyüyebilirler. Bu tamamen normal ve beklenen bir durumdur. Büyüme bozukluğu ise bir çocuğun anormal büyüme ve gelişme aktiviteleri göstermesine verilen isimdir. Çocuğunuz yaşıtlarına göre yeterince hızlı büyümüyorsa veya çok hızlı büyüyorsa altında yatan başka bir sebep bulunabilir.

Normal Büyüme Nedir?

Peki eğer büyüme ve gelişme serüveni her çocuk için aynı değilse, doktorlar ve sağlık personelleri çocuğunuzun büyüme sürecinin normal olduğunu nasıl anlarlar? Bunun için en iyi parametre boyunun uzamasını takip etmektir. Yıllar içinde birçok ülke, birçok çocuğun boyunu ve kilosunu ölçmüştür. Bu ölçümlerden elde edilen veriler, çocukların yaşlarına göre gruplandırılmıştır ve “Persentil” adı verilen büyüme eğrileri oluşturulmuştur. Bu büyüme eğrileri sağlık personellerinin çocukların büyüme ve gelişmelerini standart verilere göre değerlendirmelerine yaramaktadır.

Çocuğunuz doğduğu andan itibaren doktorunuz boyunu ve kilosunu ölçmektedir. Her çocuk farklı büyüdüğünden kilo ve boy takibi standart grafiklere göre yapılmaktadır. Persentil adı verilen bu büyüme eğrilerinde, çocuğunuzun boy ölçüm sonuçları 50. persentildeyse çocuğunuzun boyu, kendi cinsiyetindeki yaşıtlarının %50’sinden uzun, yaklaşık %50’sinden de kısa demektir. Eğer çocuğunuzun boy ölçümü 25. persentildeyse bu durumda çocuğunuzun boyu kendi cinsiyetindeki yaşıtlarının %75’inden kısa, %25’inden uzundur.

Çocukların boy verileri persentilinin her yerinde olabilir. Büyüme ve gelişme belirli bir hızda gerçekleşmeye devam ettiği sürece herhangi bir sorun teşkil etmemektedir. Çünkü çocuğunuzun büyümesi sonlandığında boyunun ne kadar olacağı birden fazla faktöre bağlı olarak gerçekleşmektedir. Bu yüzden örneğin genetik olarak çok uzun olması beklenmeyen bir çocuğun persentil eğrilerinde 25. persentil ve altında olması anormal bir durum olmayabilir.

Fakat 3. persentilin altında veya 97. persentilin üstünde olan, yaşıtlarına göre büyüme ve gelişmesi daha hızlı veya yavaş olan çocukların bir büyüme bozukluğuyla karşı karşıya oldukları düşünülebilir.

Konuyla ilgilenen sağlık personelinin dikkat edeceği noktalar şunlar olacaktır; çocuğun anne ve babasının büyüme süreci nasıl ilerlemişti? Hızlıca boy atmakta, yavaş yavaş uzamak da anne ve babadan genetik geçişle kazanılabilecek durumlardır. Bu yüzden genetik hikaye göz ardı edilmemelidir.

Ergenlikte Görülebilecek Sorunlar

İnsan vücudundaki bezler, kimyasal mesaj taşıyıcıları olarak kabul edebileceğimiz hormonları üretirler. Ergenlik çağının başlamasıyla birlikte ise bazı hormonların seviyelerinde değişiklikler görülebilir.

Ergenlik dönemi cinsel kimliğin oturduğu bir dönem olarak gerçekleşmektedir. Kızlarda göğüslerin büyümesi, menstürasyonun başlaması, erkeklerde ise penis ve testisin büyümesi gibi durumlar gözlemlenir. Ergenlik sırasında vücutta gerçekleşen bu değişimlerin yanı sıra büyüme ve gelişme de hızlanmaya başlar. Vücutta seviyeleri yükselmiş hormonlar kemiklerinizin daha hızlı büyümesine yol açar.

Ergenlik döneminde gözlemlenen bu değişimler kızlarda 7-8 yaşından önce, erkeklerde ise 9 yaşından önce görülmeye başlanırsa bu duruma erken ergenlik adı verilir. Erken ergenlik görülen çocuklar başlangıçta arkadaşlarından daha uzun olabilirler. Fakat daha sonra büyümeleri oldukça yavaşlar ve yetişkinliklerinde arkadaşlarından daha kısa olabilirler. Genellikle erken ergenliğe giren çocuklarda ilaç ile tedavi mümkündür.

Gecikmiş ergenlik ise bu belirtilerin normalden daha geç görülmesine verilen isimdir. Kızlarda 13 yaştan, erkeklerde ise 15 yaştan sonra gerçekleşen ergenlik belirtileri gecikmiş ergenlik olarak nitelendirilir. Ergenlik doğal olarak veya tedaviyle gerçekleştiğinde ise bu çocuklar özellikle cinsel kimliğin oturması açısından yaşıtlarını yakalarlar.

Hormonların Büyüme Üzerine Etkileri

Vücutta hormon salgılayan en önemli bezlerden biri olan hipofiz bezi, vücutta beynin altına konumlanmış küçük bir bezdir. Hipofiz bezi büyüme ve gelişmede çok büyük rolü olan “büyüme hormonu” nun salgılandığı yerdir.

Bazen hipofiz bezi büyüme hormonu da dahil olmak üzere salgıladığı bazı hormonları az salgılamaya başlar. Bu durumda çocukların büyümesi yavaşlayabilir. Büyüme hormonunun salgılanmasında bir sorun olup olmadığını anlamak için kan testlerinin yapılması yeterlidir. Eksiklik görülmesi durumunda büyüme hormonu enjeksiyonlar halinde takviye edilebilmektedir.

Büyüme ve gelişme için önemli hormonlar üreten bezlerden biri de tiroit bezidir. Tiroit bezleri, boyunda, Adem elmasının altında bulunurlar. Kelebek şeklindedir ve yutkunma sırasında yukarı aşağı hareket ederler.

Tiroit bezi tiroksin adı verilen bir hormon üretirler. Tiroksin yetersiz salgılandığında hipotiroidizm adı verilen bir durum görülür. Hipotiroidizm durumunda çocuğunuz daha yavaş büyüyebilmektedir. Bu durumda basit bir kan tahlili ile saptanabilmektedir. Gerekli görüldüğü takdirde, ilaç tedavisiyle bu hormon eksikliğinin önüne geçilebilir.

Çocukların Normalden Farklı Gelişmesine Neden Olabilecek Diğer Durumlar

Hormonlar büyüme ve gelişmede çok büyük rol oynar fakat başka sebeplerde anormal belirtilerin görülmesine neden olabilir.

Kronik Hastalıklar

Böbrek ve kalp hastalıkları, kistik fibrozis, çocukluk çağı romatoid artiritleri, orak anemi gibi hastalıklar büyüme ve gelişmeyi yavaşlatabilir.

Hamilelik Sırasında Görülen Komplikasyonlar

Hamile kadınların sigara ve alkol içmemesi gerektiği konusunda aldıkları uyarıların sebebi, bu iki alışkanlığın bebeğin büyüme gelişmesini doğrudan etkileyebilmeleridir. Bebeğiniz zamanında doğmasına rağmen çok küçük olabilir. Büyüme sürecinde de yaşıtlarından bu sebeple geri kalabilir. Bu durum rahim içi büyüme geriliği olarak adlandırılmaktadır. Hamilelik sırasında görülen sorunlar dışında, belirli genetik rahatsızlıklar da çocuğun büyüme ve gelişmesini etkileyebilmektedir.

Yetersiz Beslenme ve Şiddetli Akut Hastalıklar

Bazı çocukların yemeğe ulaşabilme olanakları sıkıntılıdır. Bu sebeple büyüme ve gelişme geriliği görülebilir. Bazı durumlarda kısa süreli fakat şiddetli hastalıkların tedavi edilmesinde gecikilirse büyüme ve gelişme geriliğine neden olabilir. Genelde akut durumlardan sonra normal yeme düzenine yaklaşan çocuklarda büyüme süreci normalleşir. Vitamin ve mineral alımının gerçekleşmesiyle birlikte vücut fonksiyonları daha iyi çalışmaya başlar.

Genetik Hastalıklar

Bazı genetik hastalıklar da çocukların büyüme ve gelişmesini etkileyebilir. Bazı kısa boylu kızlarda Turner Sendromu adı verilen bir hastalık görülür. Bu hastalık genetik bir hastalıktır ve normalde iki tane olması gereken X kromozumdan ya bir tane vardır ya da ikisinden biri hasarlıdır. Marfan Sendromu olarak adlandırılan başka bir genetik hastalık ise bireyin tüm vücudunun, özellikle de kollarının ve bacaklarının oldukça uzun olmasına neden olur. Bu bireylerde kalp ve göz hastalıkları da görülebilir.

Büyüme ve gelişme ile ilgili sorunlar genellikle başarılı sonuçlar elde edecek şekilde tedavi edilir. Doğru tedaviyle, çocuklar genellikle büyüme konusunda yaşıtlarını yakalarlar.

 

 

Write a comment:

*

Your email address will not be published.